BİR UMUTTUR YAŞAMAK..!.SPekER

İYRVŞÇ...!

İYRVŞÇ...!
BU NOT BAŞKALARININ KÖPEKLİĞİNİ YAPANLARADIR..Bir kurt, karın doyurmak için asla köpeklik yapmaz. Bir kurdu tasmalı gezdiremez, onu sirklerde oynatamazsınız. Köpekler insanlarla iç içe, kurtlar ise dağlarda yaşarlar..Gördükleriniz köpekten başka bir varlık değildir..! Kancık da diyebilirsiniz onlara.. Onlar ancak, başkalarına köpeklik yapmak için birbirleriyle yarışırlar... Onları iyi tanıyın...19 Ekim 2014

25 Aralık 2009

PKK'NIN ŞEHİR YAPILANMASININ ADI: KCK...

TARAF VE ZAMAN GAZETESİ Mİ HEDEF GÖSTERDİ ?



PKK İDDİANAMESİNDEN "GÖLGE DEVLET" ÇIKTI !...

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen, terör örgütünün şehir yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği'ne (Koma Ciwaken Kurdistan -KCK) yönelik soruşturmanın ilk iddianamesi tamamlandı. 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 148 sayfalık iddianamede, PKK'nın oluşturduğu gölge devlet bütün ayrıntılarıyla ortaya konuluyor.

Eyalet sistemini benimseyen örgüt, anayasa hazırlayıp, yasama, yürütme ve yargı organları oluşturmuş. Yapılanmanın başında 'Türkiye Meclisi' adına faaliyet yürüten 8 kişilik 'Yerel Yönetimler Komisyonu bulunuyor. Bütün çalışmalar sözde 'KCK Anayasası' çerçevesinde yürütülüyor.



İddianamede anayasa ile ilgili şu cümleler dikkat çekiyor: "Örgüt bir devlet sistemi gibi yapılanma amacı taşımaktadır. Sadece Kürt kökenlileri değil 'diğer azınlıkları' da hedefliyor. Üye kabul eden, yargılayan, silahlı mücadele yapan, mahallî ve merkezî teşkilatları olan ve her şekilde Abdullah Öcalan'ın önderliğini dikte eden bir yapı." İddianameye göre şüpheliler, Kandil'le doğrudan irtibatlı. Murat Karayılan'ın emirleri uygulanıyor ve eylemlerin ardından rapor sunuluyor. Yapılanmanın çerçevesi 2006'da PKK kamplarında çizilmiş.



Başına Sabri Ok'un getirildiği 'Türkiye Meclisi ise 237 delegenin katılımıyla İstanbul'da 03-05 Kasım 2006'da toplanmış. İddianamede ayrıca şehir yapılanmasının şeması ile teknik takibe takılan 40 bin görüşme kaydı yer alıyor. Terör örgütünün 'Koma Ciwaken Kurdistan Türkiye Meclisi-Kürdistan Topluluklar Birliği' (KCK/TM) yapılanmasına yönelik yürütülen ve 3'ü DTP genel başkan yardımcısı 52 kişinin tutuklandığı soruşturma kapsamında ilk iddianame hazırlandı. İddianamede, PKK'nın Türkiye'deki yapılanması detaylı bir şekilde yer aldı.



Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün organlarını reddeden örgüt, Türk-Kürt savaşı çıkarmak için planlar yapıyor. Örgütün Yürütme Konseyi Başkanı ise Murat Karayılan. İddianamede, Diyarbakır'da fizikî ve teknik takibi yapılan 8 kişilik 'Yerel Yönetimler Komisyonu'nun 'KCK' adına çalıştğı tespit edildiği kaydediliyor.



Bu komisyon üyelerinin terör örgütünün kent merkezlerindeki eylemlerini koordine ettikleri, yargısal ve malî çalışma yaptıkları aktarılıyor. Ayrıca Türkiye'de faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının, sözde 'KCK anayasası' gereğince örgütün Avrupa sorumlusu olan Sabri Ok ile sürekli görüşme içerisinde oldukları ifade ediliyor. Irak'ın kuzeyindeki terör örgütü kamplarında 2006'da gerçekleştirilen genel kurul toplantısında, 'Türkiye Koordinasyonu (TK)' ismi, 'Türkiye Meclisi (TM) olarak değiştiriliyor.



TM'NİN BAŞINDAKİ İSİM SABRİ OK



TM'nin başına geçmişte terör örgütünün cezaevleri sorumluluğunu üstlenen ve halen yurtdışında bulunan örgütün üst düzey sorumlularından 'Amed' kod adlı Sabri Ok getirilmiş. İddianamede, ülke genelindeki çalışmaların Çukurova, Diyarbakır, Serhat (Erzurum) ve Ege olmak üzere 4 ana bölge üzerinde koordine edildiği, il koordinasyonlarının feshedilerek, il örgütlenme komitelerinin oluşturulduğu ifade ediliyor.



İddianamede, terör örgütü tarafından, 237 delegenin katılımıyla İstanbul'da 03-05 Kasım 2006'da bir toplantı gerçekleştirildiği belirtildi. Örgüt toplantıda, 'TM yapılanmasıyla aynı paralelde faaliyet gösterecek yapılanmaların İran, Irak ve Suriye'de de hayata geçirilmesi'ni karara bağlıyor. Abdullah Öcalan'ın avukatları ve ailesiyle görüşememesi durumunda ülke genelinde kitlesel eylemler düzenlenmesi benimseniyor.



KCK SÖZLEŞMESİ PKK'NIN ANAYASASI



KCK sözleşmesinin sözde terör örgütünün anayasası gibi değerlendirildiği kaydedilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi: "KCK sözleşmesi, örgütü bir devlet sistemi gibi yapılandırma amacı taşıyıp terör örgütünün birimleri ve örgüt üyelerini sistematik bir yapıya oluşturmayı amaç edinmektedir.



KCK, 'demokratik toplumcu-konfederal bir sistem olduğunu' kabul eden, yargılayan, silahlı mücadele yapan, mahallî ve merkezî teşkilatları olan, özellikle yerel yönetimler üzerinde söz sahibi olmaya çalışan fakat her şekilde Abdullah Öcalan'ın önderliğini dikte eden bir yapıya sahip. KCK sözleşmesinin 36. maddesinde 'PKK'nın KCK sisteminin ideolojik gücü olduğunu, önderlik felsefe ve ideolojisinin hayata geçirilmesinden sorumlu olduğu, KCK sistemi içerisinde her çalışanın terör örgütü PKK'nın ideolojik ve ahlakî ölçülerini esas aldığı belirtilmektedir."



FETHULLAH GÜLEN'E SUİKAST PLANI



İddianamede, terör örgütü PKK'nın 29 Mart yerel seçimlerinden sonra Fethullah Gülen'e suikast düzenlenmesi yönünde teklifin değerlendirildiği kaydedildi. Söz konusu suikastla ilgili yapılan telefon görüşmeleri de iddianamede yer alıyor. Yargılama yapıp ceza veriyorlar İddianamede, KCK mensuplarının, örgüt adına sözde yargılama faaliyetleri yaparak, KCK sistemi içinde bir kısım örgüt üyelerine ceza verdikleri de yer aldı.



Terör örgütünün sözde anayasası olan KCK sözleşmesi kapsamında KCK/TM yapısının 'Demokratik Cumhuriyet' ile alakalı planlamalar yapıp, örgütün yapısını, resmî kurumlar içinde kurmak ve faaliyetlerini düzenlemek için 'Özgür belediyecilik' adı altında bir model çalışması yaptıkları ifade edildi. İddianameye göre, bazı belediye başkanları, yapılan çalışmalarla ilgili KCK'ya bilgi veriyor.



Eyalet sistemi uygulanıyor: Ülke bölgelere ayrılmalı



KCK sözleşmesinin, 'eyalet ve bölge örgütlenmesi' üst başlığındaki 21. maddesine göre, 'ülkenin coğrafî ve etnik-kültürel özelliklerine göre ayrıştırılması ile 'eyalet-bölgeler oluşturma' ve bu temelde örgütlenerek demokratik konfederalizm sisteminin içinde yer alıyor. Eyalet-bölgelerin karar organı eyalet-bölge meclisleri olarak belirtilmiş.



Çalışma düzeninde Kongra-Gel ve halk meclisi sistemleri esas alınıyor. Eyalet-bölge meclisi söz konusu eyaletteki halkın yaşamının ve mücadelesinin gerektirdiği kararları oluşturmakla görevli. Yılda iki kez toplanıyor ve gündemini tamamlayana kadar çalışıyor.



Eyalet meclisi eyalet koordinasyonunu seçerek, faaliyetlerini denetliyor. PKK'lı Ok: AK Parti'nin mitingi neden kalabalık? KCK/TM yapılanmasının şeması ile dosyada yer alan yaklaşık 40 bin görüşme kaydından bazıları iddianamede aktarılıyor.



Terör örgütünün Avrupa sorumlusu Sabri Ok'un, DTP Genel Başkan yardımcıları Kamuran Yüksek, Bayram Altun ve terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın avukatları Şinasi Tur ve Ebru Günay ile yaptığı telefon görüşmeleri iddianamede aktarılıyor.



Ok, AK Parti'nin 29 Mart yerel seçimleri öncesinde Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda gerçekleştirdiği ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı mitingle ilgili, DTP Genel Başkan Yardımcısı Yüksek ve avukat Tur ile çeşitli görüşmeler yapmış. Ok'un, DTP Genel Başkan Yardımcısı Yüksek ve avukat Tur'a mitingin neden kalabalık olduğu yönünde sorular sorduğu ve bundan duyduğu rahatsızlığı telefon görüşmesinde dile getirdiği belirleniyor.



TSK'nın operasyonları önceden rapor edilmiş İddianamede, DTP Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek'in bilgisayarında ele geçirildiği öne sürülen ve terör örgütü PKK'nın sorumlularından Duran Kalkan'a gönderildiği kaydedilen rapor da aktarıldı.



Raporda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin terör örgütüne yönelik düzenlediği hava harekâtlarının devam edeceği ve kara harekâtı planlandığı yönünde bilgilere yer veriliyor. Türkiye'de kendilerine düşman olanların araçlarının ve iş yerlerinin yakılması yönünde talimatlar verildiği aktarılıyor.



Askerî personeli taşıyan servis aracının geçişi sırasında düzenlenen ve 6'sı öğrenci 7 kişinin ölümüne neden olan saldırının üstlenilmesine yönelik eleştirilere yer veriliyor. Söz konusu eylemin üstlenilmesinin kendilerine zarar verdiği dile getiriliyor.



Demokratik çözüm yoksa gerilla savaşı başlar! KCK sözleşmesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirlenen eğitim, basın özgürlüğü, seçme ve seçilme haklarının anlatıldığı yasalar da yer alıyor. Sözleşmenin 33. maddesinde devletin demokratik çözüme şans tanımaması durumunda ayaklanma ve gerilla savaşının gündeme geleceği belirtiliyor.



Terör örgütünün 'KCK sözde anayasası' gereğince Türkiye'de faaliyet yürüten KCK mensupları örgütün Sabri Ok ile sürekli görüşme içerisinde oldukları, yapacakları örgütsel faaliyetlerle alakalı Ok'a rapor iletip, onun talimatları doğrultusunda örgütsel faaliyetler gerçekleştirdikleri kaydediliyor.



Ok'un, Kamuran Yüksek ile yaptığı telefon görüşmesinde, DTP Diyarbakır milletvekilleri Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak'ın yapılacak bazı görüşmeler için Avrupa'ya gelmesi gerektiği ve bu konuda 'mazeret' bildirmemeleri gerektiğini dile getirdiği belirtiliyor. Öcalan'ın avukatı Ebru Günay da Ok'la Mart 2009'da yaptığı bir telefon görüşmesinde, Öcalan'dan 'sıkça fırça yediğini' anlatıyor.

29 Mayıs 2009 Cuma



HABER: http://medya.zaman.com.tr / MEHMET GÖKÇE/ DİYARBAKIR



*****************



YENİDEN YAPILANAN KCK SOKAK EYLEMLERİNİ ORGANİZE ETTİ...



Terör örgütü PKK, şehirlerde daha aktif olmak için 4 yıl önce yeniden yapılandı. Bu amaçla 4 Şubat 2005 tarihinde Koma Ciwaken Kürdistan-Türkiye Meclisi 'Kürdistan Topluluklar Birliği-Türkiye Meclisi' (KCK-TM) kuruldu.



KCK, yargılayan, silahlı mücadele yapan, mahalli ve merkezi teşkilatları olan, özellikle yerel yönetimler üzerinde söz sahibi olmaya çalışan ve Abdullah Öcalan'ın önderliğini dikte eden bir yapıya sahip. Kurulmasının ardından, terör örgütünün şehir merkezlerindeki bütün faaliyetlerini KCK planlayıp hayata geçirdi. Sokak eylemleri, kamu kurumlarına molotofkokteylli saldırı, araç kundaklama gibi eylemler gerçekleştirdi.



Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2 yıl süren teknik takibinden sonra 14 Nisan 2009 tarihinde KCK-TM'ye operasyon düzenlendi. İlk dalga operasyonda örgütlenmenin üst yapılanmasındaki 52 isim gözaltına alındı, ardından tutuklandı. Bu isimler arasında DTP'nin 3 genel başkan yardımcısı Kamuran Yüksek, Bayram Altun ve Selma Irmak da vardı. Ardından 17 Haziran'da ikinci operasyon yapıldı. Daha çok DTP'li yöneticiler ve il genel meclisi üyelerinden oluşan 18 kişi gözaltına alındı. Üçüncü operasyon 11 Eylül 2009 tarihinde yapıldı. Sendikaların bünyesindeki KCK üyelerinden oluşan 35 kişi gözaltına alındı.



Son dalga operasyon ise bugün yapıldı. Alınan bilgilere göre KCK, 14 Nisan'da yediği büyük darbenin ardından yeniden yapılandı. İmralı'da tutuklu bulunan terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın 'yerim dar' ifadesinden sonra KCK'nın yeni yapılanması harekete geçti. Başta Doğu ve Güneydoğu olmak üzere Türkiye genelinde sokak eylemleri gerçekleştirildi. Son eylemler nedeniyle çıkan olaylarda 4 kişi hayatını kaybetti. Sokak eylemleri sırasında KCK yöneticilerinin telefon görüşmeleri teknik takibe takıldı. Telefon dinlemelerinin değerlendirilmesinin ardından soruşturmayı sürdüren Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı hareket geçti. 8 ilde eş zamanlı başlatılan operasyonda, aralarında 9 belediye başkanının da bulunduğu 34 kişi gözaltına alındı. Operasyonun, KCK'nın yönetim piramidinin üst kısmına yapıldığı öne sürülüyor.



KCK'nın yapısı, faaliyetleri ve kimlerden talimat aldığı yönündeki bütün bilgiler, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı ve 28 Mayıs 2009 tarihinde 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen ilk iddianamede anlatılıyor.



İddianamede KCK'nın, Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağı'nda bulunan Murat Karayılan'dan talimat aldığı belirtiliyor. KCK-TM yöneticilerine, yazılı ve görsel şekilde talimatlar gönderildiğinin belirtildiği iddianamede, Karayılan'ın "Kürt çocukları sokaklara dökerek haklarını talep etmesini sağlayın" talimatı verdiği bilgisi yer alıyor.



İddianamedeki KCK örgütlenme şemasında yapının 'Amed' kod adlı Sabri Ok tarafından yönlendirildiği belirtiliyor. KCK'nın, kendi siyasal çizgisindeki bütün belediye başkanlarını yönlendirdiği ve belediye kaynaklarının terör örgütü için kullanıldığı anlatılıyor.



">(CİHAN)



****************



Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, terör örgütü PKK'nın 'Türkiye Meclisi' çatısı altında faaliyet gösteren 'Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi' üyeleriyle ilgili hazırladığı iddianame kabul edildi.



Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, PKK'nın 'Türkiye meclisi (KCK-TM)' çatısı altında faaliyet gösteren 'Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi (YDGM)' üyeleriyle ilgili hazırladığı iddianame kabul edildi. İddianamede, örgütün kaos ortamını sürdürerek bölgede korku ve panik oluşturmayı hedeflediği aktarılıyor. Şırnak'taki izinsiz gösterilerde yakalanan 61 sanık için 28 yıla kadar hapis cezası isteniyor. 850 sayfalık iddianamede, yasadışı yapılanmanın nasıl işlediği ayrıntılarıyla anlatılıyor.



Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 850 sayfalık iddianamede, yasadışı yapılanmanın nasıl işlediği ayrıntılarıyla anlatılıyor. Terör örgütü adına suç işleyen çocuk ve gençlerin, merkezi Diyarbakır'da bulunan YDGM tarafından yönlendirildiği belirtilirken, KCK'nın alt birimi olan organizasyonun 'örgüte sadık ve eylem yapmaya hazır gençleri tek tek tespit ettiği' vurgulanıyor. İddianame, gizli tanık ifadeleri, teknik ve fiziki takip sonuçlarıyla destekleniyor.



Yapılan bütün eylemlerin terör örgütünün talimatlarıyla gerçekleştiği anlatılan iddianamede, şöyle deniliyor: "Eylemlerde çocuklar ön plana sürülmektedir. Amaç, müzahir kitleyi zinde tutup, eylemsellik sürecinin üst seviyede muhafazasını sağlamak, bölgede korku ve paniğin devam etmesi, kaos ortamının sürmesi ve bu sayede halk üzerinde baskı oluşturulması, devlet güçlerinin zafiyet içerisinde olduğunun gösterilmesidir. Eylemlerde bayrak açan, slogan atan, güvenlik güçlerine taşlı ve molotoflu saldırıda bulunan şahısların 15-25 yaş aralığındaki gençler olduğu gözlenmektedir. Eylemci genç grubun örgütlü bir yapı içerisinde hareket ettiği, terör örgütünün gençlik yapılanması içerisinde oldukları, terör örgütünün merkezi gençlik örgütlenmesi içerisindeki şahıslar tarafından yönlendirildikleri, denetlendikleri anlaşılmaktadır.''



PKK'NIN HEDEFİ 50 BİN MİLİTAN



Bazı sanıkların bilgisayarlarında ele geçirilen belgelere de yer verilen iddianamede, PKK'nın militan sayısını 50 bine çıkarmak için büyük gayret sarf ettiği belirtiliyor. YDGM tarafından örgüte gönderilen bir raporda şöyle deniliyor: "Salt öğrenci çalışmalarımızın olduğu alanlarda faaliyet yürütülmemektedir. Şu an mahalle ağırlıklı örgütlenme çalışmaları yürütülmektedir. Çalışmalarımızın olduğu 32 il bulunmaktadır."



YDGM üyelerinin terör örgütüne eleman temin ettiği anlatılan iddianamede, örnek bir hadise de aktarılıyor. Savcı, 4 kişinin dağa nasıl gönderildiğini şöyle anlatıyor: "Silopi'ye giden 4 şahsı, İ.T. karşıladı. İ.T. bunları TIR parkına götürerek sınırı geçmek üzere hazır bekleyen, çimento yüklü iki kamyonun şoförlerine ikişer ikişer teslim etti. Şoförler, bu şahısları kamyonlarında daha önceden hazırlanan gizli bir bölmeye koyarak, Habur Sınır Kapısı'ndan Irak'a geçirdi."



İLGİNÇ ŞİFRELER



İddianamede sanıkların telefon konuşmalarında kullandığı şifrelere de yer veriliyor. Buna göre sanıkların kullandığı bazı kelimeler şöyle:



* Eylem: Bilardo, düğün, okey oynamak

* Molotofkokteyli: Su şişesi

* El bombası: Kek, yuvarlak

* Taş veya misket: Nohut

* Eylem yeri: Halı saha

* Kuzey Irak: Diğer taraf

* Tabanca: Demir

* Benzin: Su

* Halay: Eylemci kitle

* Cami: Parti



'Önder' Öcalan, Yürütme'nin başında Murat Karayılan var



Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Kürdistan Halklar Topluluğu (KCK) yapılanmasının şeması da yer alıyor. Şemanın en tepesinde KCK Önderi Abdullah Öcalan görülüyor. Yasama'nın başında Zübeyir Aydar yer alıyor. Yürütme'den sorumlu isim ise Murat Karayılan. Yargı erkinin başında Kazi kod adlı eski İran Cumhuriyet savcısı bulunuyor. Bu üçlü doğrudan Öcalan'a bağlı olarak çalışıyor. Konsey Başkanı olarak geçen Murat Karayılan'a bağlı konsey üyeleri ise şöyle sıralanmış: Bozan Tekin (kod), Cemil Bayık, Duran Kalkan, Mustafa Karasu, Nuriye Kespir. Örgütün Türkiye (PKK), İran (PJAK), Suriye (PYD) ve Irak'taki (PÇDK) yapılanmalarından ise Zübeyir Aydar sorumlu. KCK Türkiye Meclisi'nin başındaki isim Sabri Ok'a bağlı 8 'sözcü' bulunuyor.



( İHA )



___________________o0o___________________





RAFET VERGİLİ'NİN İNADI YÜZÜNDEN , 18 MİLYON LİRALIK BU BİNA ÇÜRÜYOR..!

RAFET VERGİLİ'NİN İNADI YÜZÜNDEN , 18 MİLYON LİRALIK  BU  BİNA  ÇÜRÜYOR..!
Bu bina, 2007 yılında Hüseyin Erer döneminde Karabük Belediyesi Hizmet Binası olarak yapıldı. O günün parasıyla yaklaşık 18. 000.000 TL harcandı. Üzerinde, "TIP FAKÜLTESİ" levhası var ama, tam 5 yıldır kullanılmıyor. BİNA ÇÜRÜYOR.. Burada, Karabük Üniversitesi'nin başarılı rektörü Sayın, Burhanettin Uysal'a bir sözümüz yok.. Peki, bu işin hesabını kim verecek..? İhale bedeli alttaki levhada yazıyor. İhale bedelinin üstüne ödenen 8.000.000 TL kimin cebinde..? Hüseyin Erer ve Rafet Vergili gibi bu işin asıl sorumluları ise, Karabük caddelerinde hala utanmadan ve sıkılmadan dolaşabiliyorlar ya...

HÜSEYİN ERER ve ŞAKİR EKŞİ İTTİFAKININ KİRLİ BELGESİ !...

HÜSEYİN ERER ve ŞAKİR EKŞİ İTTİFAKININ KİRLİ BELGESİ !...
YUKARDAKİ TABELAYA İYİ BAKIN ! BU BİNANIN MALİYETİ YAKLAŞIK 20 TRİLYONA NASIL ULAŞTI ? KARABÜK'ÜN MALINI MÜLKÜNÜ YAĞMALAYAN SOYGUN ŞEBEKESİ ORTALARDA YOK..! BU İŞİN HESABINI SORAN DA YOK..!

KARABÜK HALKI RAFET VERGİLİ'DEN AÇIKLAMA BEKLİYOR...!

KARABÜK HALKI RAFET VERGİLİ'DEN AÇIKLAMA BEKLİYOR...!
MHP Gn. Bşk. Devlet Bahçeli, başbakana yönelik “ŞEREF ve HAYSİYET SAHİBİ OLMANIN İLAMI YARGI NEZDİNDE HESAP VEREREK AKLANMAKTAN GEÇER..!” derken, Rafet Vergili ve kardeşi Gültekin Vergili yıllardır Karabük'te "vergi dolandırıcılığı"ndan, Antalya-Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi'nde de "sigortadan para almak için yakıt yüklü kuru yük gemisini yakmaktan" yani dolandırıcılıktan yargılanıyor. Bu Vergili, kardeşler taa 2002 yılından bu yana Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılandıkları halde, hala bu konularda kamuoyuna açıklama yapmaktan neden kaçıyorlar, dersiniz..? Yargıtay kapılarında dolaşan bu kirli ve karanlık dosyalar neden hala çözülemiyor..? Yaklaşık 11 yıl süren bu davanın akıbeti ne oldu.? Zaman aşımına mı uğradı..? Karabük Belediye Başkanı bu konuda niye konuşamıyor, açıklama yapamıyor..?

ALTTAKİ FOTOĞRAF KARESİNİ İYİ İNCELEYİN..! BAŞKAN TANITIM YAPIYOR SADECE..!

ALTTAKİ  FOTOĞRAF KARESİNİ İYİ İNCELEYİN..!  BAŞKAN  TANITIM YAPIYOR SADECE..!
O aslında "İMAM HATİP" mezunu.. Yurt dışı gezilerine bayılıyor.. Masraflar belediye kasasından..AKP'li Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy resimde gördüğünüz gibi Japonya ziyaretinde oldukça keyifli görünüyor.. Japonya'nın çağdaş fahişeleri olarak tanınan GEYŞA'larla bu denli yakınlaşan NECDET AKSOY bu samimi görüntülerin perde arkasında ne olup bittiğini kamuoyuna açıklamalıdır. Müftülük yetkilileri bu görüntüler için "dinimizce caiz değil" ve "oldukça çirkin" yakıştırmasında bulundular...

100 EVLER KARŞILĞINDA YOLBULAN ve GÜLEÇ AİLESİNE NE VERİLDİ..!

100 EVLER KARŞILĞINDA YOLBULAN ve GÜLEÇ AİLESİNE NE VERİLDİ..!
Önce, o meydanı yerle bir etti. akabinde, "19 Ağustos 2010 günü meydanın inşaat alanında çay içeceğim" dedi. Ama, sözünde durmadı. Peki, Rafet Vergili imzaladığı bu anlaşma yada protokolün içeriğini Karabük kamuoyundan neden gizliyor dersiniz..!

mutluluk güzeldir.. (29 mart 2009 seçimleri akşamı ) Bu tablonun ilelebet olmasını dileriz.